Uyku yok, uyku çok. İki uç arası araf halleri. Huysuzluk. Neden yazıyorum bunları, bilmiyorum. Alışma çabaları. Sürekli yeni yerlere yeni şeyler yazmak istiyorum. Bazı bazı sadece kendimce saçmalamak istiyorum. Bir insan sadece yazarak hayatını kazanabilir mi?
Bu soru çok takılıyor aklıma. En iyi yapılabilinen şeyin ötesinde, sadece yazarak kazanmak istiyorum hayatımı…
Bir şeyler anlatmak. Bu dünyanın anlatıcılara da ihtiyacı var ne de olsa…
Yazmak, güzeldir ya. Kelimeleri oluşturdukça bazen kendinden vazgeçer insan. Bazen hayaller kurar, bazen hayatlar. Öylesi ki kendinden vazgeçer, kelime olur bazen. En azından bana olan bu.
Yazarken güçlüsün, yazarken zayıfsın, yazarken başkasısın, yazarken kendinsin. Yazmak karşıtlık. Yazmak karşı çıkmak.
Yazmak, nice şeyler yazıp durduktan, nice şeylere takıldıktan sonra dönüp dolaşıp yazmak ne diye bir şeyler karalamak. En azından bence…
Yazmak hürriyet. Hürriyetin esiri olur mu insan?
Yazmak geç kalmak, yazmak erken kalmak…
Yazmak. Yazmak işte…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder