Sayfalar

20 Mayıs 2011 Cuma

hüzn-ü mayıs

Mayıs…Yazın habercisi. Bense çok sevmem mayıslar. Neden mi? Bilirim de bilmem…Bazı cümleler vardır ki kurulamaz, öyle bir şey benim de Mayıs’ı benimseyemeyişim…

Ve biraz da o yüzden Mayıs bendir işte. Bir yanı ait, bir yanı aidiyetsiz…

Bir yanı anlatılmak isteniyor yıllardır bir yanında yıllar konuveriyor, anlatılsa bile gerçek olmayacak bir daha…

Çünkü bazı şeyler anlatılmaz. Anlatılsa bile anlatılmaz işte. Anlatamayan anlar… Değil 7 yıl 77 yıl geçse de belki de…

Tüm kaçışların ardından, hayatın da dünya gibi yuvarlak olması benzetmesine sığınarak, başladığın noktaya dönmek gibi bir şey. Değişerek, dönüşerek...Ama yine de dönmek.

İşte o yüzden çok sevmem mayısları. Çünkü ağaçlar yeşillenir, erguvanlar morlanır benim aklıma bozkırlar gelir mayıslarda ekseri…

Çünkü, ne demiş Sabahattin Ali; “ Her ozanın büyük aşkı neticede fani bir kızdır”

O zaman yine bir Sabahattin Ali şiirinin bir kıtasıyla iyi geceler diyelim geceye…

“Dümdüz olsam diyorum ve kumlu bir sahil
  Yalayan sular gibi siz de yavaşlasanız,
  Bilmediğim yeni bir masala başlasanız
  Çekilse kulağımdan hatıraların dili.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder