Sayfalar

30 Mayıs 2011 Pazartesi

yaşam ve ölüm...bir an mı sadece


Bazen öyle zamanlar olur ki, insan 5 yılda öğrendiği şeyi hatta belki ömründe öğrendiği şeyi bir anda öğrenirmiş. İşte bugün öyle bir gündü. Çünkü ben bu gün ilk kez ölebileceğimi düşündüm. Yaptığım delilik çok…Hayallerimin peşinden gidişim, kendimi deneyişim… Başımı da belaya soktum denebilir. Ama gerçek anlamda ölümle yüz yüze gelebileceğimi hiç düşünmemiştim. Derken bir anda karşıma çıktı…

Tatil uyku ve çay dolu iki güzel günün ardından sabahın köründe cumhurbaşkanının basın toplantısına giderken yakalayıverdi. Kulağımda Sezen Aksu’nun son albümü vardı, öleceksek aşktan ölelim tarzı bir şarkı çalıyordu. Sonra bir tırla çarpıştık. Araba döndü. Her an aklımda ve her an hayal meyal…

Gören herkes mucize eseri kurtuldun diyor. Mucizeydi. Bu arada ölüme dair anlatılan pek çok şey de yalanmış. Ne aklına bir dua geliyor, ne hayatın gözlerinin önünden akıp geçiyor… İlk önce durumu idrak ediyorsun, aha ölüyorum yahu diyiveriyorsun, derken kendini nasıl koruyabileceğin geliyor ya aklına pek bir şey yapamıyorsun ve derken ölmek istemiyorum diyorsun. En azından ben öyle dedim. Daha dünyayı gezmedim dedim…

Ara sıra aklıma gelirdi. O an ne isterdim kimi isterdim diye. Kimi aşık olduğum adamı düşünürdüm diye geçirirdim içimden, kimi ailemi, kimi saçma bir şeyi. Hiç biri değil. Ben yine yollardı geçirdim. Daha olmaz dedim, daha görülecek yaşanacak çok şey var. Derken işte buradayım.

Tabi bolca korktum. Bütün gün insanlara aynı öyküyü anlatıp durdum. Ağladım, güldüm, saçmaladım, tavlada garip bir şekilde düşeş atıp durdum.

Bugün bir mucize oldu. Bana bir şey olmadı. Düşeş günümdeydim bu gün. Oysa düşeş günlerim olmayabilir. Bir süre sonra bugünkü tramvayı unutacak en azından normalleştireceğim ve günlük dertler yine boğacak beni. Ama bir yanım unutmayacak. Bir yanım gidecek.

Bugün bir mucize oldu. Çünkü biliyorum, daha yapacaklarım bitmedi. Ve daha da bitsin istemiyorum. Ah minel hayat, ne çok seviyormuşum seni…

*

Peki ya insan doyar mı yaşamaya? İnsan ne zaman doyar yaşamaya? Belki de bunları hiçbir zaman tamamen bilemeden yaşayıp gideceğiz.

Bilmek de gerekmiyor. Gereken tadını çıkarmak… En azından bugün için. Rakı, roka, Ege hayalleri gibi yaşamak…

Çünkü yaşam aşk.

yaşamaşk

*

ve garip şeyler yaptırıyor kriz zamanları insanlara. En sevdiklerine anlatmak istiyor korktuğunu. Sonra gülüveriyor. Bir mucize olmuş ve hayatta işte. Bir hediye gibi… Her şey çok kolay geliveriyor bir an. Sanki o hayatı boyunca sevdiği adamı arayacak ve seni sevmekten hiç vazgeçmedim diyebilecek gibi, ya da en yakın arkadaşını arayarak sana çok büyük bir yalan söyledim ve bu olmasa asla açıklamayacaktım der gibi ya da patronuna ben çok bunaldım, çekip gitmek istiyorum diyip çekip gidecek gibi…

Peki yapıyor mu? Kimini evet, kimini hayır… Peki ya aklına gelenleri yapmalı mı? Bilmiyorum. Belki de hiç bilemeyeceğim bir şeylerden biri bu da. Belki de değil, muhtemelen...

*

işte. öyle. öyle böyle. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder