Sayfalar

5 Haziran 2011 Pazar

yazamama zamanları...

Hayatta her şey bırakılabilir ya yazmayı bırakamam…

En mutlu ya da en mutsuz…anlarımda hep yazasım geliyor. Tıpkı her doğumgünümde ilk önce bir kağıda bir şeyler karalamam gibi…

Yazarım. Genelde üç noktalarla biter cümlelerim. Cümle devrik olmasa bile. ( İnanın haber yazarken bile böyle oluyor...)

Ama bazen, şu an olduğu gibi yazmak isteyip yazamamalarım olur. Bu aralar böyle. Yemek de yiyemiyorum pek, hatta Ortadoğu’mu bile çok araştıramıyorum. Yani tabi yine de Yemen’de olan olaylar yada bugün Filistinlilerin 1967 savaşının yıl dönümünde sınır eyleminde olmaları aklımda da her an değil…

 Çözemiyorum bana ne oluyor. Garip bir yorgunluk ve anlık gelen heyecanlar. Mevsimsel olabilir. Yok aşık değilim, karasevdaya da tutulmadım. Yani öyle bir şey de değil…

Çözemiyorum. Yazamıyorum. Geçer herhalde birkaç haftaya. Belki de kaza sonrası bir durumdur ama o kazayı bile çok kafaya takamıyorum.

Bir de her gece Beyrut giriyor rüyama. Gidesim mi geldi ne?

*

Gidesimin geldiği geçen haftadan belliydi aslında. İş çıkışı, ani delilik alınıveren otobüs bileti. Bir yerlere. İda’ya değil daha İda’ya kaçacak kadar bunalmadım. O hala stokta…

Bir kadınla tanıştım. Nine, 80lerinde… ve çok ilginç bir öyküsü var ve işte yazamıyorum yine…

*

En iyisi güneşle banyoya devam etmek. E ne de olsa dinlenmek gerek… 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder