Sayfalar

30 Mart 2012 Cuma

Bazi insanlar hayati cekilir kilar...



Herkes zor anlarda kaldiginda birilerini yaninda ister. Bu ya sevgilisi ya en yakin arkadasi ya da ailesidir. Ben en zorda kaldigimda ise aileme sariliyorum en cok da hayatimdaki iki muhtesem kadina. Biri annem, digeri halam.
Hayatimdaki onemli biri  zorda kaldigin an hemen annenle halana sariliyorsun dedi. Bunun uzerine dusundum bunu gercekten de oyle. Ama bu zordan vazgecmek olmadi hic bir zaman, onlara baktikca her zaman `bi caresinin bulunabilecegini` goruyorum.
Simdi Afrika’nin yagmurlari basladi, disarisi sel mubarek ve elbette dunyanin en guzel kokusu. Buraya gelmeden once Emine halam eger hayalin iyi bir gazeteci olmaksa gideceksin demisti. Elektrigin suyun olmadi kapkaranlik icinde yagmur sesiyle kaldigim bir an en cok ona yaziyorum bu satirlari. Mesela benim hic gormedigim ama hep ondan dinledigim onun Turkiye’nin dogusundaki ogretmenlik gunleri geliyor aklima. O, o zamanlar Turkan Soray’in Kadir Inanir’in fotograflarini asarmis soguk gecelerin soguk duvarlarina, ben Afrika sicaginda ise o hayatimdaki iki muhtesem kadinin yuzlerini getiriyorum aklima…
Elbet herkesin halasi ozeldir ama benim Emine Halam ayri bir ozeldir. Annemle yemek yaparken sohbetlerimiz gibi onunla da bir sabah kahvemiz vardir ki sormayin. Kah olaylardan bahsederiz, kah hayallerden, kah izledigimiz dizilerden ya da o bayildigimiz Turk filmlerinden. Degismeyen tek sey ise benim kendimi o sohbetlerin ardindan her zaman cok iyi hissettigim…
Yillar once onunla bilinmez bir yere gitmistik. Daglarinin tepesi bulut, yerleri ise ucsuz bucaksiz gul bahcesi olan Madeira diye bir adaya. Portekiz’den biraz uzakta Kanarya adalarinin yakininda bir yer. En on koltukta butun o ucurum kenari yollardan beraber gecmistik. Nasil da mutlu olmustum. Cunku benim halam oyle bir kadindir en yoklukta da en varlikta da hep mutlu olacak bir seyler bulur, hayatini tadini cikarir ama yanindakilere de cikartmasini bilir. Aksam boyle bir suru insanin oldugu bir yemekte corabimin filesi bozuldu, ben belli etmeden cekistirmeye calisiyorum. Ne derdin var dedi, cikar da rahat et. Bir kahkaha atmis ve corabi cikarip ativermistim sonra beraber aksamin tadini cikarmaya devam etmistik.
Iste bundandir her kafam karistiginda, kalbim kirildiginda ya da sadece kendimi gucsuz hissettigimde halama kosarim. O beni dinler, yanlis buldugu noktada soyler, genelde de hep anlasiriz zaten. Sonra o fark etmez ben ona bakarim, ne sansli oldugumu dusunurum. Bazen soylerim bazen soylemem ama hep oyle, hep ne sansli oldugumu dusunurum.
Bunlar ve daha bir suru ani… Insani en zor sartlarda da en yoklukta da en cok anilari rahatlatiyor azizim. Hele de o anilar icinde hayatinizdaki muhtesem insanlar varsa, Afrika’nin saganak yagmurlari, zorlugu,hastaligi da neymis yahu, gecip gidiveriyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder