Sayfalar

7 Eylül 2012 Cuma

KARİBU... "Gezerek Yaşıyoruz"



Çok gezen mi bilir çok okuyan mı? Bazı dost sohbetlerinde bu konu açılır nedense. Aslında bunun cevabını belki de en iyi St. Augustine diyor: “Dünya bir kitaptır, gezemeyenler sadece bir sayfasını okur.”

Kendimi bildim bileli yollara sevdalandım, onca bireysel gezi derken yine bir nevi yolları beraberinde getiren gazetecilik mesleği derken şimdi yeni bir heyecan var hayatımda: KARİBU.


KARİBU bizim yeni seyahat acentamız. Hayallerimiz ve bilgilerimizi harmanladığımız bir oluşum. Bize yolları getiriyor ama asla yorgunluk getirmiyor.

Yağmurun dinmediği bir Haziran başı… Tıpkı yıllar önce ilk çıkardığımız fanzinin uyumadan önce aklıma düşmesi ve ardından “Günce”nin doğması gibi KARİBU’nun fikri tam olarak kafama bir gece vakti oturdu. Gerçi Afrika’da yer etmeye başlamıştı bu düşünce. Kendimi tanıdıkça ve yerleşik olamayacağımın farkına vardıkça, hatta  zaman zaman “yollar benim kaderim” gibi ağdalı cümleler kurdukça KARİBU’nun fikri de daha bir oturdu. İşte o Haziran başı, Pazar günü bir öğleden sonra demini beğenmediğimiz koca bir semaver eşliğinde Ensar’a söyledim: “Gel beraber bu işi yapalım.”

Sen inanıyorsan, ben de bu işe varım dedi bana. Sonra hazırlık, Pazar araştırması, SWOT analizi derken günler geçti. Arada gerildik, Ağustos sıcağında şirket kurulum işlemleri için noter ve benzeri bölgelerde adeta ömür tükettik ama hep heyecanlıydık. Umulmadık destekler gördük, ben “bayan panik atak” hallerimde ortalığı yakıp yıkmaya kalkışıp derken hızla sakinleştim vesaire vesaire vesaire…

Derken artık bizden ayrı bir bünye olarak KARİBU turlarına başlıyor. Giderek artan heyecanlar, acaba ne olacak korkuları ve yol tutkumuzla…

“Gezerek Yaşıyoruz” diye  yola çıktık, hem dünyanın yollarına hem kendi yolumuza… Vira Dünya… 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder