İnsan yaşadıkça ne çok yazacak şey biriktiriyor. Ve yaşam durmaksızın devam ediyor…
Afrika’ya gelmek güzeldi, keşfetmek de…Hala da öyle ama hiç 2,5 ay boyunca İstanbul’u görmeden yaşayabileceğimi düşünmemiştim. Şimdi bu koca kıtada 4 ayımda, şehrimi görmekten aylarca uzaklarda bir Pazar sabahı geride bıraktığım hayatı düşünüyorum asla İstanbul’daki kadar iyi olamayacak bir fincan çay eşliğinde.
Bir yolda oldukça başka yolların hayalini kuran bir kadınım ben sanırım. Bir yanıyla ise sürekli bir şehri özleyen… Bazen hem gitmek hem kalmak istersin ya o benim sıkça başıma gelen bir ruh hali. Sizin de başınıza geldi mi, sırf karar vermediğiniz için devam ettiniz mi mesela?
*
İspanyolca’da en sevdiğim fiillerden biridir “mirar”. Bakmak demek. Tınısı bile güzel. O arazi ölçümlerinde kullanılan “mira” cetveli de bu fiilden türetilmiş. İşte bu cetvelle çok uzun mesafeler arası uzaklık ölçümleri yapılıyor. Şimdi durdum elimde bir “mira” cetveli olsa, neresi ile uzaklığı ölçerdim diye düşünüyorum. Topraklar arası mesafeleri ölçmeye yeten cetvel acaba geride bıraktıklarımla, sevdiklerimle, sabah 11’deki Türk Kahvesiyle aramdaki mesafeleri de ölçer mi?
*
Bir yanda geride bıraktıklarımı düşünürken Afrika macerası da devam ediyor. Nedense tanıdığım insanların çoğu “ilginç”. Yoksa mesela Nil Nehri’nin doğduğu Tana Gölü’ne sadece Aids hastalarının çalıştığı bir çiftliğe giderken neden kameramanımla benim aramda bir “köpek” otursun ki. Çünkü haber boyunca bize eşlik eden Nico, Şili’de bir dağda bulduğu köpeğini yanından ayıramıyor. Ya da şoförümüz Sisay, biraz daha para alabilmek uğruna ulu orta her yerde “Bole yabba boleeee” diye şarkılar söylemekten çekinmiyor…
Ne de olsa burası Afrika ve eğer yaşamaya alışmak istiyorsanız karşısıza çıkan her şeyi buraya ait kabul etmeniz gerekiyor. Üstelik umulmadık anlarda öyle kahkahalar atıyorsunuz ki pek de iyi geliyor.
Tabi iyi ve kötü her şeyinin yanında Afrikalıları ve bu güzelim kıtayı da çekilmez hale sokan “diktatörlerle” de yaşamanız gerekiyor. Ne yazık ki bu yıllar önce de yıllar sonra da böyle. Üstelik giderek daha iyi anlıyorsunuz, mevzu bahis “çıkar”sa eğer Somali’de yaşayanların yirmi yıldan fazla çektikleri çile bambaşka bir şey. Ve Mogadişu’da bir noktadan ibaret hükümet böyle devam ettikçe etrafındaki Ugandalı Afrika Birliği Barış Gücü askerleriyle kendini hala hükümet zannetmeye devam ediyor. Somalili bakanlar mı? E zaten onların büyük çoğunluğu Kenya’nın başkenti Nairobi’de görevlerini ifşa ediyor.
Yazacak o kadar çok şey var ki. Bana dair, hayata dair… Ama bazen insana kelimeler de anlamsız geliyor. Bir Pazar günü çayını demleyip sadece anadilinde bir kitap okumak istiyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder